Osmanlı İmparatorluğu’nun görsel tarihine ışık tutan, döneminin en etkileyici renkli plaka kitaplarından biridir. İngiliz sanatçı John Young (1755–1825) tarafından hazırlanan eser, ilk kez 1815 yılında Londra’da William Bulmer & Co. matbaasında yayımlanmıştır. Kitap, monarşinin kuruluşundan 1815 yılına kadar olan süreci kapsar ve her bir padişahın biyografik anlatımına yer verir.
Eserin ortaya çıkış hikâyesi, Osmanlı sarayının doğrudan himayesine dayanır. Proje ilk olarak Sultan III. Selim’in isteği ve desteğiyle başlatılmış, portreler İstanbul’da yaptırılan resimlerden gravürlenmiştir. Ancak 1807’de Sultan III. Selim’in Yeniçeriler tarafından öldürülmesiyle çalışmalar bir süre durmuştur. Tahta çıkan Sultan II. Mahmud, 1810 yılında Young’a yayın izni vererek eserin tamamlanmasını sağlamıştır. Bu yönüyle kitap, iki farklı padişahın himayesinde hayata geçmiş nadir eserlerden biridir.
Kitabın en dikkat çekici özelliği, 30 adet renkli mezzotint portre plakası içermesidir. Bu portreler, à la poupée tekniğiyle renkli olarak basılmış ve bazı nüshalarda el ile renklendirme yapılmıştır. Gravürlerin kaynağı, Osmanlı sarayında görevlendirilen ve doğal yeteneğiyle Sultan III. Selim’in dikkatini çeken bir Rum ressamın eserleridir. Sanat tarihi literatüründe “Osmanlı İmparatorluğu üzerine yapılmış en büyük renkli plaka serisi” olarak nitelendirilen bu çalışma, hem sanatsal hem de belgesel değeriyle öne çıkar.
Eser, monarşinin kuruluşundan 1815’e kadar tahta çıkan Osmanlı padişahlarının kronolojik sırayla portrelerini ve kısa biyografilerini sunar. Özgün metin İngilizce ve Fransızca olarak iki dilli hazırlanmıştır. A Series of Portraits of the Emperors of Turkey, Osmanlı padişahlarının Batı’da tanıtılmasında ve algılanmasında kritik bir rol oynamış; 19. yüzyıl Avrupa’sında Osmanlı imgesinin şekillenmesine katkı sağlamıştır. Osmanlı tarihi, sanat tarihi ve oryantalist görsel kültür alanlarında çalışan araştırmacılar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır.
Eser, görsel ve sanatsal açıdan son derece değerli olmakla birlikte, metin kısmında Osmanlı tarihine, padişahlara, saray yaşamına, dinî ve kültürel yapıya dair pek çok yanlış bilgi ve oryantalist yorum içermektedir. Bu nedenle eserin Türkçe çevirisinde, metindeki hatalı ve oryantalist içerik titizlikle tespit edilmiş; 237 dipnot ile ayrıntılı biçimde işaretlenmiştir. Dipnotlarda ilgili ifadelerin neden yanlış olduğu, hangi önyargıları yansıttığı ve doğru bilginin ne olduğu kaynaklara dayanarak açıklanmıştır. Böylece çeviri, hem eserin tarihsel görsel değerini koruyan hem de oryantalist anlatımını eleştirel bir okumayla sorgulayan bir baskı niteliği kazanmıştır.